Prof. Dr. Mehmet Dursun Erdem

Prof. Dr. Mehmet Dursun Erdem

21.03.2016 mehmetdursunerdem@milligazete.com.tr @ RSS

Sesli Köşe Yazısı


28 Şubat?ın gözden kaçanları: Eğitim fakülteleri - 2

Peki, Eğitim Fakülteleri için neler yapılmalı, bu sıkıntılar nasıl düzeltilmeli, çözüm olarak ne önerebiliriz

Altı yıldır Eğitim Fakültelerini inceliyor ve ne yapılabilir sorusuna cevap bulmaya gayret ediyorum. İlk olarak, özel sektörü de hesaba katacaksak, Milli Eğitim Bakanlığı nın ihtiyacından biraz daha fazla sayıda öğrenci bu fakültelerde iskân edilmeli. Öğretmen adayları en yüksek puanlı öğrenciler arasından seçilmeli. Acilen Eğitim Fakültelerinin sayısı 5-10 taneye indirilmeli ya da 5-10 Eğitim Fakültesinin kontenjanı bütün eğitim fakültelerine dağıtılmalı. Öncelikle kontenjan sayıları 20 ile sınırlandırılabilir. Şu an yüz binlerce öğretmen adayı boşta ve hem millet, hem aileler, hem de devlet adına büyük bir sorun. 25 yaşına gelmiş ve eğitim fakültesinden mezun bir gence başka bir iş sanatı öğretmeniz artık mümkün olmuyor. Fakültelerin bir kısmı kapatılarak mı olur, yoksa kontenjan sınırlaması ile mi bilmem, ancak şu an alınan öğrenci sayısı çok fazla. Bu durum hem gençlerimizin israfı, hem de devlet kaynaklarının israfı. Çok acilen bunun önü alınmalı, yarın beklenmemeli, bugünden bu iş çözülmeli.

Polis okullarına ve askeri okullara giderken öğrencilerin özel seçildiğini görürsünüz. Hem fiziki, hem ruhsal, hem de güvenlik soruşturmaları sonucu asker ve polisler okullara alınır. Bu milletin canını emanet ettiğimiz insanları seçeriz de bu milletin beynini emanet ettiğimiz insanları hiç seçmeyiz. Öğretmenlik mesleğine girişte tek ölçü test sınavları olmamalı. Öğretmenler fiziksel ve ruhsal elemelerden geçirilmeli, güvenlik soruşturmaları sonucu bu fakültelere kabul edilmeli. Yoksa bugün okullarımızda ruh sağlığı bozuk, ahlaki zaafları olan, PKK militanı gibi çalışan bir sürü öğretmeni görürsünüz. Doğu da özel harekât komutanı olarak çalışmış ve akabinde polis okulu müdürü olmuş bir arkadaşım bana görev yaptığı bir ilde, okula gelen PKK lı beden eğitimi öğretmeninin neler yaptığını 10 yıl önce anlatmıştı. Bir yıl içinde okulda namaz kılan öğrenci kalmadığı gibi, okulun hemen hemen tamamına yakını PKK sempatizanı gençlere dönüşmüş. Bunlara okul hayatım ve meslek hayatım boyunca ben de şahit oldum. Eğer huzur, mutluluk, birlik, kardeşlik istiyorsak ilk önce bu nesilleri yetiştiren öğretmenlerin milli kodlara sahip insanlar olması gerekiyor. Eğer öğretmenlerimizin bu niteliğine bakılmazsa güvenlik önlemleriyle bu sorunları aşmak mümkün değil. Yukarda da söyledik ya, bugün birçok meslek dalına insan alınırken özel yetenek sınavları ve güvenlik soruşturmaları sonucu alınır, ancak gençlerimizin beynini, aklını ve gönlünü emanet ettiğimiz öğretmenler test sınavı dışında hiçbir elemeden geçmeden, ne olduğuna bakılmadan okullara gönderilir. Gidin Doğu ya, yüzlerce Marksist ve PKK lı öğretmen göreceksiniz Bu hocalar sınıfta ders anlatmıyor, işini yapmıyor, PKK ya militan yetiştiriyorlar.

Nasıl bir hoca lazım Terörü bitirmek, birlik, beraberlik ve kardeşliği tesis etmek istiyorsak, bu durum ancak yeni nesilleri yetiştiren öğretmenlerle mümkün olacaktır. Bu konuda üstad M. Şevket EYGİ nin mükemmel yazıları var, bu konuya girmeyeceğim. Ancak devletimiz askerini, polisini nasıl seçiyorsa, öğretmenini de o titizlikle seçmeli, hatta hepsinden daha titiz ve dikkatle seçmeli. Önümüzdeki haftaki yazımda da eğitim fakültelerindeki sorunları yazmaya devam edeceğim.


YAZARIN DİĞER YAZILARI

TÜM YAZILARI