Prof. Dr. Cevat Akşit

Prof. Dr. Cevat Akşit

15.12.2016 cevataksit@milligazete.com.tr @ RSS

Sesli Köşe Yazısı


Ümmetin içinde yayılacak fitneler

Resul-ü Ekrem (S.A.V) Efendimiz buyuruyor: “Ümmeti Muhammed arasında, ben bu dünyadan gittikten sonra itilaflar, gruplaşmalar olacak…” Mesela Hz. Osman’ı isyancılar şehit etmişlerdi. Hz. Ali döneminde de iç karışıklar olmuştu. Zeynep Bint-i Çahş validemizin rivayet ettiği Buhari’de geçen bir hadiste şöyle buyuruluyor: “Resulullah yüzü kıpkırmızı olduğu halde uykudan uyandı da ‘Yakın gelecekte başlarına gelecek şerlerden dolayı Araba yazıklar olsun…” İmam Kassalani de bu itilaflarda bahsedilen kasıtta Hazreti Peygamber, Hz. Osman ve Hz. Ali döneminde vuku bulan karışıklıkları kastetmiştir diyor. Özellikle Araplara yazıklar olsun dedi çünkü İslam’a ilk giren Araplardır. Başka Müslümanlar arasında da dönem dönem itilaflar olmuştur. Günümüzde de ümmetin içinde birçok itilaf yaşanmaktadır. Bu hadiste bu fitnelerin vuku bulacağı Resulullah tarafından zikredilmiştir. Allah bizleri vahdet şuuru ile şuurlandırsın ve bu fitnelerden uzak eylesin. 
 

HZ. MUAVİYE’YE DİL UZATAMAYIZ

Peygamber Efendimiz bir gün Hazreti Ali’ye hitaben, “Şu Ali ve evlatları hak üzeredirler” buyuruyor. Ancak Hz. Ali’nin, Hz. Hasan’ın ve Hz. Hüseyin’in haklı olması Hz. Muaviye’ye buğz etmeyi, dil uzatmayı gerektirmez. Ehlisünnet inancı budur. Hz. Muaviye (r. a.) sahabedir. Peygamber Efendimizin kayınbiraderidir. Ümmü Habibe validemizin kardeşidir. İlk vahiy kâtiplerindendir. Bu yüzden ona dil uzatamayız. Hakkında kötü bir söz söyleyemeyiz. İmam-ı Azam Hazretleri de bu konuda, “Ali, Osman işlerini, tartışmalarını Allah’a bırak. Orada konuşma sus” buyuruyor. Biz onları eleştirecek kadar ilim sahibi değiliz. Her birinin haklı olduğu davalar var. Peygamber Efendimiz Ashab-ı Kiram için, “Benim sohbetimde bulunan, benim terbiyemden geçen ashabım, gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine uyarsanız doğruyu bulursunuz” buyuruyor.
 

ASHABA DİL UZATAN PEYGAMBERE DİL UZATMIŞ OLUR

 Yine başka bir hadiste, “Allah var, kim ashabıma dil uzatırsa bana dil uzatmış olur” buyuruluyor. Hz. Muaviye de sahabe olduğuna göre bizim ona söz söyleme hakkımız yok demektir. Ama şimdi İran’da yüzbinler Muharrem ayında Muaviye Hazretlerine lanet okuyor, küfrediyor. Hz. Osman’a, Hz. Ömer’e, Hz. Ebubekir’e de küfrediyorlar. Daha geçen sene Hac yaparken İranlı hacılar öldü. Ayaklarının altında Ömer yazdığı ortaya çıktı. Bunu hakaret için yapıyorlar. Ama Peygamber Efendimiz ne diyor bakın; “Benden sonra Peygamberlik bitmeseydi, Ömer Peygamber olurdu.” Yine Hazreti Ebubekir için Efendimiz, “Ebubekir bir tarafa dünya bir tarafa” buyuruyor. İşte bu mübarek insanlara dil uzatıyorlar. Çok yanlış, çok yanlış… Biz öyle değiliz elhamdülillah. Ehlisünnet itikadında böyle sıkıntılar yoktur. Peygamber Efendimiz, bu fitneleri önceden haber vermiştir. Biz burada imtihandayız. Fakat şunu iyi bilelim ki; Sahabeye sövülmez.
 

ÖLÜMÜ TEMENNİ ETTİRECEK ŞEYLER

Peygamber Efendimiz bir hadisi şeriflerinde, “6 şey olduğunda ölümü temenni edebilirsiniz” buyuruyor.  Normalde Resulullah, hiçbir zaman ölümü talep etmeyi, istemeyi, hoş karşılamamıştır. Yani, Müslüman Allah’ım canımı al dememelidir.  Ama bu hadiste 6 vaka olduğunda ölümü temenni edebilirsiniz buyuruyor. Yani işler o kadar karışacak ki, ölüm bile istenebilecek duruma gelinecek. Birincisi Aklı zayıf, müsrif yöneticiler başa geldiği zaman ölümü temenni edebilirsiniz. Ehil olmayan adam göreve geldi mi ortalık karışır. Hak Hukuk kalmaz.  Bir diğer hükümler satıldığı zamandır. Bu rüşvettir. Hâkimlerin satın alınması gibi. Rüşvet arttığı zaman ölümü bile tercih edebilirsin deniliyor. Bazıları Yahudiler gibi parayı Rab ediniyor. Şimdi bu rüşvet belası dünyanın her yerinde var. Peygamber Efendimizin saydığı ölümü temenniye götürecek şartlardan üçüncüsü ise kanların hafife alınmasıdır. Şimdi adam babasını öldürmeye gidiyor. Neymiş de canı sıkılmış. Basit bir sebepten mesela cep telefonundan dolayı arkadaşını öldürüyor. Kan bu kadar ucuz mu arkadaş… 
 

ALLAH’IN HÜKÜMLERİNİ DEĞİŞTİRMEK İSTEYECEKLER

Dördüncü olarak insanlar Allah’ın kitabında olmayan şartlar koşacaklar. Adam gelmiş, “Hocam bu devir de faizsiz ticaret olur mu? Zaruret var ama” diyor. Böyle şey olmaz. Bizler Allah’ın hükümlerini değiştiremeyiz. Faiz haram kılındıysa, o haramdır. Biz dinde olmayan bir hükmü anlatamayız. Olan hükmü de saptıramayız. İşte kitapta olmayan şartları öne sürdükleri zaman ölümü tercih edeceksiniz. Beşinci şart ise Akrabalık bağları gözetilmeyecek. Adam Anadolu’dan gelmiş İstanbul’a, hamallıktan fabrikatörlüğe geçmiş. Zengin olmuş ama anasını atasını unutmuş. Sülalesini artık beğenmez olmuş, küçük görmeye başlamış. Sana emredilen akrabalarına faizsiz, karşılıksız yardım etmendir. Akrabalık bu demek. Kara gün dostluğu bu demek. Nerede şimdi? Şimdi menfaat sardı her tarafı. Bu Avrupa’da çok daha fazla… Biz de yine bir parça devam ediyor. Ama Avrupa’da kimse parasız kılını kıpırdatmıyor.
 

BİZ İSLAM’I ORTA ASYA’DAN ÖĞRENDİK

Ölümü tercih edeceğiniz son durum ise sarhoşluktur. Şimdi biz Türki devletlere gidiyoruz. Adamlar su gibi içki içiyorlar.  Bir lokantaya giriyoruz. Su istediğimizde adam bize neden diyor. Ne demek neden? Orada neredeyse içki içmeyen adam yok. Ama Asya bizim eski yurdumuz. Biz İslam’ı Orta Asya’dan öğrendik. İmam-ı Azam, Orta Asyalı, İmam-ı Buhari Orta Asyalı… Hepsi kızıl yüzlü. Ama atalarımızın emanetleri, kardeşlerimiz hepten içki belasına bulaşmış durumda. Vaziyet Türkiye’de de çok farklı değil aslında. İzmir’de öğretmen olan bir talebem okulda içki haramdır dediğinde çocukların “Ama hocam biz evde çoluk çocuk hepimiz içki içiyoruz” dediğini söyledi. Maalesef bu fitne bizi sarmış durumda. Allah bizleri ve neslimizi bu fitnelerden, felaketlerden muhafaza buyursun. Amin.
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

TÜM YAZILARI