Abdülaziz Kıranşal

Abdülaziz Kıranşal

22.12.2016 abdulazizkiransal@milligazete.com.tr @ RSS

Sesli Köşe Yazısı


Adam Yazan Adamlar

Mısır’da İhvan-ı Müslimin’in kurucusu üstat Hasan el Benna’ya neden bu kadar az kitap yazdınız diye sorulunca; “Biz kitap değil, adam yazıyoruz” diyerek tarihi bir cevap vermiş ve İslam’a hizmet edecek kaliteli Müslümanlar yetiştirmenin İslami hareketin ve hareket liderlerinin öncelik görevlerinden olduğuna dikkat çekmiştir. Yıllarca zindanlarda kalmalarına, suikastlara ve saldırılara maruz kalıp şehit olmalarına, kapatılmalara ve yasaklamalara rağmen Hasan el Benna’nın adeta satır satır yazıp, ilmek ilmek dokuduğu adamların bir asra yakındır zalim Mısır yönetimlerine kök söktürmeye devam etmesi, bu sözün önemini bir kez daha ortaya koymuştur. O’nun kurduğu ve kurumsallaştırdığı İhvan Hareketi, adeta dava adamı üreten bir fabrika gibi Mısır’ın kaliteli insan ihtiyacını karşılayan en önemli yapı haline gelmiştir.
 
Kaliteli ilim ve dava adamlarının yetişmesi için gerekli kurumsallaşmaya büyük önem veren Fatih Sultan Mehmet, vezirleriyle devletin bütçe görüşmelerini yaparken insan yetiştirecek kurumlara ayırdığı muazzam bütçeyi gören maliye vezirinin hayret etmesi üzerine “Paşa! Her meslek fire verir. Bilhassa ilim mesleğinin firesi daha çoktur. Çünkü Efendimiz (S.A.S.) “Âlimler peygamberlerin varisleridir” diye buyurmuştur. Peygamber vekili olabilmek ise, öyle kolayca elde edilebilecek bir makam değildir. İşte bu bakımdan ilim mesleğinin firesi, diğerlerine göre daha fazla olur. Diğer meslekleri şöyle düşünürüm. Kirli bir suya siyah kurşunî yahut kahverengi bir kumaşı batırırım. Kuruduğunda da onu sarık diye sarabilirim. Çünkü rengi, kir göstermez. Fakat bir beyaz tülbent öyle mi? Onu değil kirli bir suya batırmak, üzerine sinek bile konsa fark edilir ki, ilim mesleği de böyledir.” diye cevap verir. Vezir, “Sultanım bu muazzam bütçeyi ayırmanıza ve bunca cefaya rağmen yüz talebeden anca bir adam veya bir kaç adam çıkıyor” deyince Fatih “Paşa! Bilir misin ki bütün ahaliyi irşat eden ve yetiştiren de bu bir adam ya da birkaç adamdır. Eğer yüz adamdan bir adam çıkarabiliyorsak yetişecek o bir adamın hatırına geri kalan doksan dokuzunun cefasını çekmeye razıyız” diyerek muhteşem bir ders vermiştir. 
 
Sultan Fatih’in bahsettiği büyük bir sabır ve fedakârlıkla yetiştirilen o bir adamlar, Mısır’da Hasan el Benna olmuş ihvan hareketiyle zalim Mısır yönetimlerine meydan okuyan kadrolar yetiştirmiş, Filistin’de Şeyh Ahmet Yasin olmuş ve Hamas hareketiyle Siyonizm’e direnen kadrolar yetiştirmiş, Türkiye’de İsmet İnönü’nün, “Bu memleket bir adam yetiştirdi o da dinci çıktı” diye tarif ettiği Necmettin Erbakan olmuş, Milli Görüş Hareketi’yle adeta Türkiye’nin yönünü değiştiren kadrolar yetiştirmiştir.
 
Bugün her cephede büyük saldırılara maruz kalan ümmetimizin en büyük ihtiyacı, her türlü zorluk ve sıkıntıya göğüs gerecek, makamın, servetin, şehvetin, şöhretin karşısında yamulmayacak, geri adım nedir bilmeyecek, gözünü budaktan esirgemeyecek, ilmi ile amel edecek, takva, ilim, ihlas ve cihat ehli kaliteli dava adamlarını yetiştirebilecek, adeta kitap yazar gibi satır satır adam yazacak adamlar ve kurumlardır. 
Bu adamların yetişmesi için gerekli müfredatı hazırlamak, kurumları oluşturmak, lazım gelen bütçe ve imkânları ayırmak İslami hareket liderlerinin üzerindeki en büyük görevlerdendir.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

TÜM YAZILARI