Nedim Odabaş

Nedim Odabaş

27.10.2016 nedimodabas@milligazete.com.tr @ RSS

Sesli Köşe Yazısı


Algıları değiştirmek

Hürriyet Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı, Amerika’da düzenlenen İslamofobi başlıklı panelde şöyle bir söz ediyor: “Medyanın tek derdi reyting. Acıdan, gözyaşından ve radikalizmden besleniyor.”
 
Daha önce defalarca ifade ettiğimiz bir konuyu gündeme getirmiş Vuslat Doğan Sabancı. Sadece Türk televizyonlarının değil, tüm dünya medyasının derdi reytingdir aslında. Onlar için daha çok acı, daha çok gözyaşı, daha çok savaş, daha çok terör, gazetelerinin satılmasının, televizyonlarının izlenmesinin temel nedenidir. Bugün dünya üzerinde hâkim olan Siyonist medya, kendi arzuladığı bir dünya nizamının kurulması için, acıyı, gözyaşını, savaşı ve terörü, insanların zihinlerini biçimlemek, şekillendirmek ve Arz-ı Mev’ud hayallerine hizmet edecek bir yol yöntem bulmak, strateji geliştirmek için kullanır. 
 
Hatırlarsanız, “Diktatör devirmek” başlıklı Saddam’ın tasfiyesinde dünya medyasının Batılı ajanslara servis ettiği bir fotoğraf vardı. Zifte bulanmış bir martı… Körfez bölgesinde savaş sürüp giderken çekildiği ifade edilen bu fotoğrafın, aslında savaş sonrasında Amerika’nın açıklarında bir tankerden sızan petrol faciası dolayısıyla çekildiği ortaya çıkmıştı. Ve tam anlamıyla skandal bir medya faciasıydı. 
Bu durum, Siyonizm’in emrinde olan medyanın, insanlığın zihnini çelmek, insanlığın algılarını biçimlemek ve kendilerinin ürettiği bir savaşta bir adım öne geçebilmek için nerelere evrilebileceğinin çok çarpıcı bir göstergeseydi. 
 
Şimdi gelelim Hürriyet gazetesine… Hürriyet gazetesi, dünya üzerinde özellikle Batılıların zihinlerinde git-gellere yol açan İslamafobi’nin giderilmesi, yok edilmesi ve tamamen silinmesi yönünde Türkiye gerçeğinde ne yapıyor? 
 
Bizce hiçbir şey… Yıllarca başörtülü öğrencilerimiz üniversitelere alınmadı… Büyük çileler, zulümler ve acılar çektiler. Beyazıt’ta yıllar yılı gösteriler düzenlendi… O dönemde Hürriyet grubu ve onların meşrebinden olan gazeteler, başörtüsü zulmünün kaldırılması yönünde hangi haberi yaptılar? Bana söyler misiniz?
 
Dünyada yükselen İslamafobi’nin kaldırılması, yok edilmesi ve Batılı adamın zihinlerinden silinmesi yönünde, uyduruk paneller düzenleyip, buralarda esip gürlemek kolay. 
 
İmam Hatip Lisesi’ndeki bir hocamız bir hususun sonucunu görmenin önemini anlatmak isterken, hep “İntaç” derdi… Yani, sonuç… Netice… Elde kalan… 
 
Bugün medyanın tozlu arşivlerine girilip bakıldığında, Türk medyasının kendi ülkesinde bile yükselen İslam değerinin neticelenmesi, belli bir seviyeye ulaşması, başörtülü kızlarımızın serbestçe, din ve vicdan hürriyetini kullanarak bu haklarını kullanması yönünde elini bile kıpırdatmadığını göreceksiniz. 
 
Önce dünyaya değil, kendi ülkenize bakın… 
 
Önce dünyaya değil, aynaya bakın…
 
Bu ülkede din ve vicdan hürriyetinin geliştirilmesi, insanların serbestçe ve bu hürriyetlerini kullanacak nitelikteki bir demokrasi zeminini geliştirebildiniz mi?
 
Önce kendi evinin önünü süpür derler…  
 
Türkiye, birçok gelişme yaşanmış olsa da, din ve vicdan hürriyetinin kullanılmasında hâlâ sorunlar yaşanan bir ülke iken, dünyada yükselen İslamafobi’nin zihinlerden kazınması için, öncelikle kendi üst başımızı temizleyerek, ahkâm kesmemiz gerekmiyor mu?
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

TÜM YAZILARI