etimatik

Darbecilerin şaşırtan ifadeleri

Darbecilerin şaşırtan ifadeleri
Eklenme Tarihi: 17.02.2017 11:19

İzmir'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişiminde yer aldıkları iddiasıyla tutuklanan ve yaklaşık 3 haftadır yargılamaları süren bazı üst rütbeli subayların, şu ana kadarki duruşmalarda, hastalıklarını öne sürmeleri, darbe teşebbüsünden bilgilerinin olmadığına yönelik şaşırtıcı ifadeleri dikkati çekti.

eposta yazdır zoom+ zoom-
İzmir'de FETÖ'nün  15 Temmuz'daki darbe girişiminde aktif rol aldıkları gerekçesiyle tutuklanan ve yaklaşık 3 haftadır yargılamaları süren bazı general ve subayların, sağlık  sorunlarını öne sürüp darbe girişiminden haberdar olmadıklarına yönelik şaşırtıcı  savunmaları dikkati çekti.
 
Darbe gecesi çevresindeki rütbeli askerlere,  "Birlikler harekete geçti, geliyorlar. Hepinizi vurdururum" dediği iddianameye  giren eski Ege Ordusu Kurmay Başkanı Tümgeneral Memduh Hakbilen'in  savunmasından: Ordu komutanının odasına girdiğimde, başı ellerinin  arasındaydı, sıkıntılı bir hali vardı. Zaten komutanımızın da migreni vardı.  Sanırım o an migrenin etkisi ile konuyu yanlış anladı ve bana bağırarak 'ne demek  istiyorsun, seni görevden alıyorum, çabuk çık odadan' dedi"
 
Eski Ege Ordusu  Harekat Başkanı Kurmay Albay Çelik: "(Yüksek güvenlikli kapıların açık  bırakılması) Oradaki giriş çıkışlar zahmet ve külfet getirmesin diye kapılar açık  bırakılmış. Açık bırakan da kapanmasın diye bir takoz yerleştirmiş"
 
Eski  Maltepe Askeri Lisesi Komutanı Albay Ufuk Gökşen: "Binaya girişte herhangi bir  helikopter sesi duymadım. Zaten raporum da var. Kulaklarımın birinde yüzde 30,  diğerinde yüzde 40 işitme kaybı var" -
 
Binbaşı Vurkun: - "2011'de sol gözümdeki  görme bozukluğundan Ege Üniversitesinde kornea nakli yapıldı. Sol gözümün görme  oranı yüzde 20'dir. Kendi silahım yanımdaydı ama silahı kullanabilecek imkan ve  kabiliyetim yok. Sonuçta özürlüyüm"
 
Sanık Yarbay Büyükbaş: - "Ege Ordusu  Komutanlığı karargahında kısa süre kaldım. Ordu harekat merkezinde bulunduğum  sürede televizyon izlemek ve muhabbet etmek dışında bir durumla karşılaşmadım"
 
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Aliağa Ceza İnfaz Kurumu  Kampüsü'ndeki duruşma salonunda, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesince görülen  duruşmanın on üçüncü oturumu sonunda, darbeyi planlayan "Yurtta Sulh Konseyi"nce  Manisa ve İzmir'de sözde "sıkıyönetim komutanı" ilan edilen eski Ege Ordusu  Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Memduh Hakbilen'in de aralarında bulunduğu  bazı generaller ile üst rütbeli subaylar savunmalarını gerçekleştirirken, iki  tutuklu sanık da tahliye edildi.
 
Şu ana kadar gerçekleştirilen savunmalarda, bazı darbeci askerlerin 15  Temmuz gecesi televizyon ve cep telefonundan gelişmeleri takip etmediklerini öne  sürmeleri, hiçbir şeyden haberdar olmadıklarını iddia etmeleri ve sağlık  sorunlarını gerekçe göstermeleri "üç maymunu oynuyorlar" eleştirilerine neden  oldu.
 

"Darbe girişimini kızımdan öğrendim"

 
Ege Ordusu Komutanı Orgeneral Abdullah Recep'in eski koruma astsubayı  Adnan Karaman, Recep'in, "Yurtta Sulh Konseyi"nce sözde İzmir ve Manisa  Sıkıyönetim Komutanı olarak atanan komutanlığın eski Kurmay Başkanı Tümgeneral  Memduh Hakbilen'e, "Memduh Paşa, sen emirleri kimden alıyorsun? Bana bağlı değil  misin?" diye sorduğunu, Hakbilen'in de "İzmir ve Manisa sıkıyönetim komutanıyım.  Bundan sonra emir komuta bende" diye bir şey söylediğini, bunun üzerine Orgeneral  Recep'in gözaltına alınma talimatını verdiğini anlattı.
 
Koluna girdikleri Hakbilen'in kendilerine hitaben, "Birlikler harekete  geçti, geliyorlar. Hepinizi vurdururum. Tarafınızı belirleyin." tehdidinde  bulunduğunu dile getiren Karaman'ın aksine Hakbilen'in savunmasında bu olayları  "yanlış anlaşılmaya" bağlaması dikkati çekti.
 
Darbe girişiminde bulundukları iddiasıyla tutuklanan ve şu ana kadar  savunmalarını yapan bazı üst rütbeli subayların verdikleri ilginç ifadelerden  bazı satır başlıkları ise şöyle oluştu:
 
Eski Ege Ordusu Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Memduh Hakbilen:
 
 "15 Temmuz'da Aksaz'daki askeri tesislerde akşam yemeğini yediğimizde  saat 22.30'u biraz geçiyordu. Kızım yanımıza geldi. Televizyondan 'Boğaz  Köprüsü'nde tanklar görünüyor, darbe diye geçiyor' şeklinde ifadelerin ardından  televizyonu izlediğimiz sırada, Ege Ordusu Komutanı Orgeneral Recep beni  arayarak, 'Sıkıyönetim komutanları listesinde İzmir ve Manisa'da sıkıyönetim  komutanı olarak görünüyorsun' dedi. Ben de 'bununla ilgili bilgim yok' dedim.
 
Kara Kuvvetleri Komutanlığından gelen mesajda, 'Daha önce verilen  emirlere uyulması gerektiği, uymayanlar hakkında yasal işlem başlatılacağı'  yönünde ifadeler yazılıydı. Mesajın doğru olup olmadığını sormak için komutanın  odasına gittim. Ordu komutanının odasına girdiğimde, başı ellerinin arasındaydı,  sıkıntılı bir hali vardı. Zaten komutanımızın da migreni vardı. Hatta ona daha  önce iyi gelen bir ilaç tavsiye ettim. Bu sırada Kara Kuvvetleri Komutanlığından  gelen mesajı ona anlattım. Kuvvet komutanımızı arayıp aramadığını sordum. Sanırım  o an migrenin etkisi ile konuyu yanlış anladı ve bana bağırarak 'ne demek  istiyorsun, seni görevden alıyorum, çabuk çık odadan' dedi. Ardından da emir  subaylarına 'tutuklayın' emri verdi. Belki biraz sabırlı olsaydım bunlar  yaşanmayacaktı. Ama yanlış anlaşıldım."
 

 "İlk defa darbe girişimine şahit olduğumdan tecrübesizdim"

 
Eski Ege Ordusu Komutanlığı Kurmay Başkan Yardımcısı Tuğgeneral Hakan  Eser:
 
"TSK içerisinde emir komuta zincirinde bir darbe olduğunu düşündüm. Bu  darbe nereden çıktı, şaşkınlık içerisindeydim. Kitaplarımı ve iki tabancamı  mermilerle çantaya koyarak karargaha gittim. Darbecilerin darbe yaptığını  anlamadım, darbenin liderinin kim olduğunu bilmediğimden kafam karıştı. Bu esnada  şok durumum geçmedi. Cuntanın darbe yaptığını anladım ancak ordu komutanımızın  safını ve derdest edilip edilmediğini bilmediğimden komutanı arama cesareti  göstermemiş olabilirim. İlk defa bir darbe girişimine şahit olduğumdan  tecrübesizdim."
 

Kozmik odaya giden kapıya takoz koymuşlar

 
Eski Ege Ordusu Komutanlığı Harekat Başkanı Kurmay Albay Oksal Çelik:
 
"(Karargahta, hem istihbarat hem harekat merkezine hem de kozmik odaya  açılan ve yüksek güvenlikli kapıları kim açık bıraktı?" şeklindeki soruya verdiği  cevap) 'Oradaki giriş çıkışlar zahmet ve külfet getirmesin' diye kapılar açık  bırakılmış. Açık bırakan da kapanmasın diye bir takoz yerleştirmiş. Bu sene  yapılan Efes Tatbikatı'ndan önce hayata geçirilen yüz tanıma sistemi de bazen  çalışıyor bazen de çalışmıyordu. Kapıları bu şekilde kim açtı ben de bilmiyorum."
 
Eski Hava Harp Akademisinde öğretim görevlisi Binbaşı Recep Kılıç:
 
"Karargaha gittim, darbe girişimine ilişkin yayın yapan haber  kanallarında köprünün askerler ve tanklarca kapatıldığını gördüğümde 'İki ülke  arasında savaş var.' diye düşündüm. Darbe girişimi hiç aklıma gelmedi.
 
(FETÖ'nün darbe girişiminde Ege Ordusu karargahını ele geçirmeye  çalıştıkları, başarısız olmalarının ardından tutuklu sanık yarbay Mustafa Toklu  ile birlikte firar etmesine ilişkin) Saat 00.30 sıralarında karargahtan ayrılarak  Yarbay Toklu ile bir yüzbaşının otomobiliyle Bornova'ya giderken, Yüzbaşı Eser  Bingül (tutuklu sanık) aradı ve bizi karargaha çağırdı. Radyodaki bazı haberleri  duyduk gözaltına alınarak tutuklanacağımızı düşünerek geri dönmedik. Daha sonra  otomobili bırakıp başka bir taksi ile Tire'ye gittik, biraz gezdikten sonra  otostop çektik, bir araç bizi aldı. Mustafa Yarbay'ın 'doktora tezi hazırlıyoruz,  bir iki hafta kalacak bir yer arıyoruz' dediği araç sahibi de 'köyde evim var,  kira için aylık bin lira isterim' dedi. Adama 500 lira verdikten sonra eve  gittik. Bir süre sonra yakalandık. Adamın ağabeyinin hakim olduğunu, meslekten  ihraç edildiğini ve FETÖ'den tutuklandığı sonradan öğrendim."
 

"Kulaklarımda işitme kaybı var"

 
Eski Maltepe Askeri Lisesi Komutanı Albay Ufuk Gökşen:
 
"Askeri aracın plakasını tedbir amaçlı kapattık. Aracın bagajında  kalaşnikof silahların olduğunu sonradan gördüm. Karargaha resmi prosedürle  girdikten sonra harekat istihbarat biriminin olduğu binaya gittik. Kesinlikle  komutanlık binasına gitmedik. Girişte karşılaştığımız, çok tedirgin olduğunu  gözlemlediğim Ege Ordusu Komutanlığı İstihbarat Başkanı olumsuz bir durumun  olmadığını söyledikten sonra oradan ayrıldık. Binaya girişte herhangi bir  helikopter sesi duymadım. Zaten raporum da var. Kulaklarımın birinde yüzde 30,  diğerinde yüzde 40 işitme kaybı var."
 
Eski Maltepe Askeri Lisesi Komutanı Albay Kadir Canpolat:
 
"(Ege Ordusu Komutanı Orgeneral Abdullah Recep'in derdest edilmesi  girişimine yönelik suçlamalara ilişkin) Konuyla ilgili bilgi sahibi değilim. Ordu  Komutanını almaya gelen helikopterlerden de bilgim yok. İnanın, helikopter  pistinin yerini bile bilmiyorum. Kışlaya o gün giden Binbaşı Durmuş Ali Vurkun'da  (tutuklu sanık) gece görme bozukluğu vardı. Bir diğer asker, yıl boyunca yapılan  atışlarda başarı elde edemedi. Bir diğeri Orgeneral Recep'in karargahtaki  odasının yerini bilmiyor. Benim hiçbir özel yeteneğim yok. Bunlarla mı Orgeneral  Recep derdest edilecekti?”
 

"Sadece televizyon izleyip muhabbet edildi"

 
O dönemde Maltepe Askeri Lisesinde görevli eski yarbay İbrahim Fatih  Büyükbaş:
 
"Ege Ordusu Komutanlığı karargahında kısa süre kaldım. Şahsi tabancam,  silah, mühimmat ya da teçhizatım yoktu. Ordu harekat merkezinde bulunduğum sürede  televizyon izlemek ve muhabbet etmek dışında bir durumla karşılaşmadım. Kanunsuz  bir talimata ya da olaya şahitlik etmedim."
 

"Sonuçta özürlüyüm"

 
Eski Maltepe Askeri Lisesinde görevli Binbaşı Ali Vurkun:
 
"(Mahkeme başkanının 'Ege Ordusuna giderken, tabancan var mıydı?'  sorusuna verdiği cevap) 2011'de sol gözümdeki görme bozukluğundan Ege  Üniversitesinde kornea nakli yapıldı. Sol gözümün görme oranı yüzde 20'dir. Kendi  silahım yanımdaydı ama silahı kullanabilecek imkan ve kabiliyetim yok. Sonuçta  özürlüyüm."
 
Sanık binbaşı Murat Yayla:
 
"(Mahkeme başkanının, 'Emniyetteki ifadede, okulun nöbetçi amirliğinin  olduğu odada, bazı personelin yanında, Ege Ordusu Komutanının rehin alınacağını  ya da kaçırılacağını, bunu da buradaki arkadaşların yapacağı şeklinde ifadeler  kullanmışsın. Bu ifadeler sana mı ait?" sorusuna verdiği cevap) Şu anda şubat  ayındayız, rahatım. Devlet bize üç öğün yemek veriyor, bize iyi bakıyor. Temmuzda  rahat olmadığımdan kendimi iyi ifade edememiş olabilirim."
 

"Teröristlerin Ege Ordusu'nu bastığını rüyamda görmüştüm"

 
Eski Ege Ordusu Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı şube müdürlerinden  Albay Turhan Özkal:
 
"(Darbe teşebbüsünün yaşandığı gece) Teröristlerin Ege Ordusu  Komutanlığını bastığını o günün sabahında rüyamda görmüştüm. Akşam bana telefon  geldiğinde 'Demek ki kötü olaylar olacak' diye de kendi kendime söylenmiştim. Ben  de olayları, o rüyama yordum."

GDD