İsmail Hakkı Akkiraz

İsmail Hakkı Akkiraz

24.12.2016 ismailhakkiakkiraz@milligazete.com.tr @ RSS

Sesli Köşe Yazısı


Dinimiz ve düzenimiz İslam oluncaya kadar

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Alemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (C.C.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya (S.A.V.), âline ve sahabelerine olsun.
Müslümanlar Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye hicret ettiği tarihi takvim başı olarak ilan etmişlerdir. Bu tarih, İslam’ın din ve düzen olarak hâkim olduğu tarihtir ve insanlık için önemli bir dönüm noktasıdır. Osmanlı’nın yıkılışına kadar devam eden bu 1400 yıllık dönemde insanlık saadet içinde yaşamıştır. Osmanlı yıkıldıktan sonra, bu topraklar üzerinde kurulan devletlerin tamamına yakını ulus devletler olarak kurulmuş ve İslam’ın “din ve düzen” olarak kamusal alan hâkimiyetine son verilmiştir. Bunun yerine, kuvveti üstün tutanların faizciliğe dayalı, şirki ve inkârcılığı esas alan bir “köle düzeni” hâkim kılınmıştır. Bu köle düzeni barışı değil savaşı esas aldığı için bölgemiz yaşanmaz hale gelmiştir. Çünkü bu düzen, insanları Allah’a kul olmaktan koparıp, kula kul yapmayı hedeflemiştir. İnsanın yaratıldığı fıtrata uygun olmayan bu faizci düzen, haliyle savaş ve kargaşaya ortam hazırlamaktadır. Böyle bir düzeni ilk defa Firavun kurmuştu. Kur’an, Firavun’un bu halini ve düzenini ve acı sonunu bize şöyle anlatıyor. KASAS 4: “Firavun, (Mısır) toprağında gerçekten azmış, halkını çeşitli zümrelere bölmüştü. Onlardan bir zümreyi güçsüz buluyor, bunların oğullarını boğazlıyor, kızlarını ise sağ bırakıyordu. Çünkü o bozgunculardandı.” Firavun bu azgınlığından dolayı kibre kapılmış, güç ve kuvvetin sadece kendisine ait olduğunu ilan edecek kadar ileri gitmiştir. ZUHRUF 51: “Firavun kavmine seslendi ve şöyle dedi: Ey kavmim! Mısır mülkü ve altımdan akıp giden şu ırmaklar benim değil mi? Hâlâ görmüyor musunuz?” Firavunun sahip olduğu bu benlik ve kibir onu, ilahlığını ilana kadar götürmüş ve Allah tarafından kendisini ıslah etmek için gönderilmiş Musa (a.s)’ya savaş ilan etmiştir. KASAS 38-39: “Firavun dedi ki: ‘Ey önde gelenler, sizin için benden başka ilah olduğunu bilmiyorum. Ey Haman, çamurun üstünde bir ateş yak da, bana yüksekçe bir kule inşa et, belki Musa’nın ilahına çıkarım çünkü gerçekten ben onu yalancılardan (biri) sanıyorum.’Karunu, Firavunu ve Hamanı da (helâk ettik).Andolsun ki, Musa onlara apaçık deliller getirmişti de onlar yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Hâlbuki(azabımızı aşıp) geçebilecek değillerdi.” Kur’an bize bu örnekleri onlar gibi sapıtanlardan olup helak olmaya koşanlardan olmayalım diye veriyor. Düşünelim bir kere, düşünelim bin kere…
 
YÜRÜTÜLEN DÜZEN
Ülkemizde yürütülen düzen, faize ve haramlara dayanan bir zulüm düzenidir. FAİZ, Allah ve Resulüne karşı açılmış bir savaştır. Bu özelliğinden dolayı faize dayalı bir düzeni yürütmek Allah ve Resulü ile savaş halinde olmaktır. Bize karşı faizle savaştıklarını ifade eden hükümet yetkilileri; 645,1 milyar TL olarak belirlenen 2017 bütçesi içinefaiz gideri olarak 57,5 milyar TL ödenek koymuşlardır. 15 yıllık AK PARTİ iktidarları döneminde faize yaklaşık 700 milyar TL ödenmiştir. Bu büyük bir zulümdür. Siyonizm faizi milletleri manen ve madden çökertmek için bir ifsat silahı olarak kullanmaktadır. FAİZ, başımıza bela olan TERÖRÜN baş sebebidir. Terör, faizci kapitalist nizamın bir ürünüdür. Faiz kaldırılmadan terörü ortadan kaldırmak mümkün olmaz. KUMAR en az faiz kadar tehlikeli bir şeydir. Yılbaşı geliyor, devletin en önemli kumar kuruluşu Milli Piyango İdaresi, yılbaşı özel çekilişinde 2 milyon 950 bin 269 adet piyango biletini satışa sunmuş, 2017 Milli Piyango yılbaşı büyük ikramiye tutarını ise 60 milyon TL olarak açıklamıştır. Yani muhafazakâr demokrat AK Parti yönetimi bu yıl satışa sunduğu 2 milyon 950 bin 269 adet piyango bileti ile bu kadar vatandaşımıza kumar günahını işletmiş ve böylelikle amel defterlerine bu büyük kumar hizmetini de yazdırmış olacaklardır. İslam, kumarı ve içkiyi, zulmü ve düşmanlığı ürettiği için haram kılmıştır. MAİDE 90-91: “Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz. Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık (bunlardan) vazgeçtiniz değil mi?” Adam güzel Kur’an okuyor, iyi dualar ediyor, televizyon ekranlarında içimizi rahatlatan İslam yoğunluklu konuşmalar yapıyor, dik duruyor yetmez mi diyenlere, siz bu faiz ve kumar işine ne diyorsunuz? Diye sorulur. Beyler, Kur’an sadece okunacak bir kitap değil, aynı zamanda yaşanacak, ahkâmına ve düzenine uyulacak bir kitaptır. Ülkeyi günahlar ile yönetenler karşısında İslam’ca bir tavır ortaya koymayanlar, onlar ile birlikte yok olmaya mahkûm olurlar. Beyler, bilin ki yürütülen düzen faiz ve haramlar düzenidir. Böyle bir düzene, mülkün tek sahibi olan Rabbimizin rızası yoktur. Allah ve Resulünün razı olmadığı şeylerden hayır umulmaz.
 
KISACASI 
İslam’sız saadet olmaz. Olur diyenlerin dünyayı, bölgeyi ve ülkemizi ne hale getirdikleri ortadadır. Türkiye’yi yönetenler, İslam’a ve İslam dünyasına karşı Haçlı savaşı gerçekleştiren, özellikle Türkiye’yi hedef alan ABD, AB ve İsrail’in ortaya koyduğu kirli savaş oyunları karşısında tercih ettikleri işbirlikçi yaklaşımlar nedeniyle etkisiz kalıyorlar. İzlenilen bu işbirlikçi yaklaşımların bize hiçbir fayda sağlamadığı görülmüştür. Yapılması gereken Milli Görüşün tekliflerine dönmektir. Türkiye’nin meseleleri ulusalcı ve ırkçı yaklaşımlar da çözülemez. Türkiye ancak Milli Görüş’ün tanımladığı MİLLİLİK ile kurtulabilir. Bunun için derin bir tövbeye ihtiyaç vardır. “Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya” ancak Milli Görüş ile kurulabilir inancına geri dönülmelidir. Selam hidayete tabi olanlara...

YAZARIN DİĞER YAZILARI

TÜM YAZILARI