Adnan Öksüz

Adnan Öksüz

30.12.2016 adnanoksuz@milligazete.com.tr @ RSS

Sesli Köşe Yazısı


Genelevler derhal kapatılmalıdır!

“Aile ve Ahlaki Dejenerasyon Çalıştayı”,  ESAM, Saadet Partisi ve Kent Araştırmaları Enstitüsü işbirliği ile alanında uzman araştırmacı, ilim adamı, bürokrat, siyasi temsilci ve sivil toplum kuruluşları yöneticilerinin iştirakiyle gerçekleştirildi.
Çalıştayda aile ve toplumu ilgilendiren birçok başlık ele alındı. Karşılıklı müzakereler neticesinde bence önemsenmesi, altı çizilmesi gereken bir sonuç bildirisi ortaya çıktı. 
Bu ehemmiyetli “Çalıştay”ın, “Öneriler ve Çözüm Yolları” başlıklı bölümünü dikkatlerinize sunuyorum; 
* “Önce ahlak ve maneviyat” düsturu ile devleti ve toplumun tüm katmanlarını kapsayan topyekûn bir manevi kalkınma programı hazırlanması gerekmektedir.
* Devlet, birinci dereceden çocuğa ve aileye zeval getirebilecek ahlakı tahrip edici unsurların önüne geçmek için “Çocuğu, Aileyi Koruma Yüksek Kurulu” gibi üst kurulları oluşturması gerekmektedir.
* Küresel ahlaki tehditlere karşı “Dünya Medya Teşkilatı”, “Uluslararası Haber Ajansı”, “Kadın, Aile ve Çocuğu Koruma Teşkilatı” gibi küresel organize kuruluşlar oluşturulmalıdır.
* Hükümetin, Avrupa Birliği normları gibi aile yapısını bozan politikalardan vazgeçmesi gerekmektedir.
* Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, politik kadın yaklaşımlarından ziyade merhamet ve adalet ekseninde aileyi koruyucu politikalar üretmelidir.
* Ev hanımlığı sosyal bir meslek olarak görülerek çalışan statüsünde sigortalanması gerekmektedir.
* Ailedeki ahlaki dejenerasyonu tetikleyen medya unsurlarının RTÜK tarafından engellenmesi gerekmektedir.
* Yazılı ve görsel medyada yer alan bütün yayınların Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı denetiminden geçmesi gerekmektedir.
* Ekonomik gerekçelerden dolayı evlenemeyen kişilere faizsiz kredi imkânları sağlanmalıdır.
* “Aile Danışmanı” atamasında sadece diploma esas alınmamalı. Evlilik tecrübesi, yaşı, akademik kariyeri yetkin olan kişiler üzerinden atama yapılması gerekmektedir.
* Her türlü müstehcen neşriyat ve yayınların durdurulması ve izinlerinin iptal edilmesi gerekmektedir.
* Ahlaki dejenerasyonu yaygınlaştıran genelevlerin derhal kapatılması gerekmektedir.
Sonuç olarak aile, dünyada hiçbir ferdi dışında bırakmayan yegâne bir yapıdır ve üzerinde meydana gelen değişmeler, gelişmeler herkesi yakinen ilgilendirmektedir. 
Ülkemizde ve dünyada yaşanan ahlaki dejenerasyondan ise en fazla etkilenen kurumun bu noktada aile olması bu bildirgenin “Mevcut Durum ve Bulgular”, “Tedbirler, Öneriler ve Çözüm yolları” üst başlıkları ile hem bilgilendirici hem de politika üretici bir amaç ile ele alınmasını sağlamıştır.
Zina suç olmaktan çıktı, bunlar oldu!
Çalıştay Raporu’ndan çarpıcı bazı başlıklar ise şöyle: 
· Aile yapımız üzerinde en yıkıcı darbe televizyon, sinema, müzik ve sosyal medya üzerinden yapılmaktadır.
* Özellikle televizyon dizileri ve kadın programları üzerinden tam anlamıyla manevi bir tahribat gerçekleştirilmekte ve ahlaksızlık normalleştirilmeye çalışılmaktadır.
* Kapitalist anlayışın hâkimiyeti ile aileler çıkar birlikteliklerine, kadın ucuz iş gücüne, annelik ise statüsüzlüğe doğru itilmiştir. Evlilik yaşı ortalaması 30 yaşına dayanmıştır.
* Kötü alışkanlıklara bulaşma oranı hızla artmaktadır.
* Ülkemizde ekonomik, sosyal ve manevi birçok sebepten dolayı boşanma oranları hızla yükselmektedir.
* Zina suç olmaktan çıktığı için farklı partnerle evlilik dışı birliktelikler doğal hale gelmeye başlamıştır.
* Modern dünyanın özgürlük çerçevesinde gördüğü cinsel yönelimlere karşı nikâhın önemi ve değerini vurgulayıcı politikalar güçlendirilmelidir.
* Aile konusunda doku uyuşmazlığı bulunan Batılı normlara bağlı düzenlemeler yerine kendi değerlerimiz doğrultusundaki faaliyetlere ağırlık verilmelidir.
* Aile içi sorunlar için “Hakemlik Müessesesi” modeli öngörülmelidir. 
* Ailenin korunması, aile fertlerinin birbirlerine karşı merhamet ve sorumluluk duygularının artırılması ve ahlaki yozlaşmanın durdurulması için aile ve evlilik eğitimi devlet tarafından örgün eğitime konulmalıdır.
 

VASİP… VASİP… VASİP…

Kış geldi, İstanbul’a kar yağmaya başladı ya, hani!
Öğrenciler her kış olduğu gibi yine sosyal medyadan İstanbul Valisi Vasip Şahin’e seslenmeye başladı; “N’olur okulları tatil et!”
İşte o ‘gülümseten’ mesajlardan bazıları:
* Kışın çok sevilir, acaba nedir nedir, kar tatili denince akla, tamam şimdi buldum, hemen onun adı gelir VASİP VASİP VASİP @vasipsahin (Ali Kaan Sönmez)
* Bu akşamdan yılbaşına kadar kar yağışı olacak yap bir güzellik @vasipsahin (Ceren)
* #vasipsahin diye yazılır “Yoğun kar nedeniyle 29 Aralık Perşembe günü okullar tatil edilmiştir.” diye okunur. (İrem)
* Hatırla sevgili o eski kar tatilini, karların altında mutlu ettiğin bebecikleri #vasipşahin #VasipTatilYap @vasipsahin (Çağla Çağlayan) 
* Yarın 1 metre kar yağsa, Vasip Şahin okulları tatil etse, hayat bayram olsa (Aleyna)
* Bu rüzgarda, bu soğukta okula göndermeye nasıl gönlün el veriyor, bilemiyorum @vasipsahin (Hilal)
 

O AN BUNLARI DÜŞÜNÜN!

- Yılbaşı ile bizim ne alakamız var?
- Bir Haçlı geleneğinden bize ne?
- Neden başkalarına bu kadar benzemeye çalışıyoruz ki!
- “Kime benzemeye çalışırsan ondansın” hükmü sahi kimler için?
- Şöyle düşün; en son Halep’te katliama sebep olanlar şu anda yılbaşını kutlamakta. Benim bu adamlardan en azından bir farkım olmalı, değil mi?
- “Ne var canım yılbaşı gecesi çekirdek çitlemekte, kuruyemiş yemekte! PTT’yi (pijama, terlik, televizyon) sadece bu gece mi uyguluyoruz? Bu gece de diğer gecelerden biri işte!” demenin, aslında manipülasyonun, uyutmanın bir parçası olduğunun farkında değil misin, göremiyor musun bunu?
 

MESAJ PANOSU

Çocuğumu götürmüştüm Şişli Etfal Hastanesi’ne... O sırada bir anne ve çocuk geldi. Çocuk ağlıyor, anne feryat ediyor... Hastanede doktorlara dertlerini anlatamıyorlar. O doktor diğerine, diğeri de bir başkasına sevk ediyor. Bütün bunlar gözlerimin önünde yaşandı.
Oysa Suriyeli bir aileymiş. Çocuğun apandisi neredeyse patlama noktasına gelmiş. O an neler düşündüğümü anlatamam! Ben de müdahale etmek zorunda kaldım olaya. Sonunda ameliyata aldılar. Benim sizin aracılığınızla Sağlık Bakanlığı’na bir çağrım var; bakanlık hastanelerde Arapça bilen en azından birer görevli istihdam edemez mi?  Madem bu insanlar misafirimiz, bunu da adam gibi yapalım... (KADRİ ERES - SAADET PARTİSİ ŞİŞLİ TEŞKİLAT BAŞKANI)
 

GÜZEL HAREKETLER BUNLAR

Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, okullara gönderdiği yazıda şu ifadeleri kullandı: “Yaşanan terör olayları ve kültürel değerlerimize uygun olmaması nedeniyle Müdürlüğümüze intikal eden şikayetler göz önünde bulundurularak, yılbaşı nedeniyle öğrencilerin hediyeleşmesi, şans oyunları, süsleme, çekiliş vb. gibi Noel-yılbaşı etkinliklerinin yapılmaması ve herhangi bir aksaklığa mahal verilmemesi hususunda ikinci bir uyarıya mahal vermeden gereğini önemle rica ederim.” Muğla Marmaris İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü de Yılbaşının kutlanmamasını istedi.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

TÜM YAZILARI