İsmail Hakkı Akkiraz

İsmail Hakkı Akkiraz

04.01.2017 ismailhakkiakkiraz@milligazete.com.tr @ RSS

Sesli Köşe Yazısı


Günahlardan tevbe etmeden terör yok olmaz

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM;
âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)›a hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya, âline ve sahabelerine olsun.
Türkiye sıkıntılı dönemden geçmektedir. Bu kendi kendine olan bir şey değildir. Bu sıkıntılı durumun maddi ve manevi sebeplerini doğru teşhis etmeden doğru tedaviye yönelmek imkânsızdır. Bizi bu hale getiren ana sebep Allah Teâlâ ile insan, insan ile İslam arasına konulan engellerdir. Bu kâinatın sahibi Allah Teâlâ’dır. İnsanın sahibi de Allah Teâlâ’dır. Kâinatın işleyiş düzenini Allah Teâlâ kurmuştur. İnsanın saadet içinde yaşayabileceği “din ve düzen” olarak İslam’ı insana teklif eden, bu teklifiyle insanı yeryüzünde imtihan eden de ancak Allah Teâlâ’dır. İnsanı Allah Teâlâ’dan ve İslam’dan koparırsanız, onu vahşileştirir ve canavarlaştırırsınız. O zaman insan hayvan, belki hayvandan da beter bir varlık haline dönüşür. Kork Allah’tan korkmayandan denmiştir. Yaşadığımız terör olayları, tercih edilen batıl yolun doğal bir sonucudur. 14. 12. 2016 tarihli Milli Gazetede yayınlanan “Terörü Çözmek İçin Tövbe Etmeyi Gerektiren Günahlar” başlıklı yazımın günahlar ile ilgili bölümünü yeniden paylaşmak istiyorum: “Terörü Üreten Büyük Günahlar / Bu günahları şöyle sıralamak mümkündür. 1- ABD ve İsrail ile stratejik ortaklık, 2- AB’yi bir medeniyet projesi olarak kabul etmek, 3- Materyalist eğitimi esas almak ve dayatmak, 4- Liberal faizci kapitalist düzeni benimsemek ve yürütmek, 5- Haksız vergiler ile milletin imkânlarını devlete sermaye yapmak, 6- Zinayı ve diğer ahlaksız ilişkileri hürriyet kapsamı içine alıp normalleştirmek, 7- Kumar, milli piyango, spor toto ve at yarışları gibi şans oyunlarını devlet için bir gelir kaynağı olarak kullanmak, 8- İçkiyi yaygınlaştırmak, 9- Üretimi ve sanayileşmeyi engellemek ve tüketimi ve israfı yaygınlaştırmak, 10- Rüşvet ve yolsuzluklara göz yummak, 11- Domuzu kasaplık et sınıfına koymak gibi işlenen nice büyük günahlar, terörü üreten nedenlerdir. İşin garip tarafı, terör ile işlenen bu büyük günahlar arasındaki yakın ilişkinin farkında olunmamasıdır. Hâlbuki yıkıcı terörü başımıza bela eden en önemli neden, işlenen bu büyük günahlardır. RUM 41: İnsanların bizzat kendi elleriyle işledikleri (günahlar) yüzünden karada ve denizde (düzen bozulduğundan) fesat (terör) ortaya çıktı. Umulur ki, dönerler diye (Allah) onlara yaptıklarının bir kısmını kendilerine tattırmaktadır.” Bu ayet, işlenen büyük günahların insanların sosyal düzenini bozan ve terörü doğuran bir etken olduğunun en net belgesidir. Peygamberimiz bu günahların tamamını “helak edici” olarak tanımlamıştır.” Bu günahlardan tevbe etmeden terörü önlemek ve toplum barışını sağlamak mümkün olmaz. Çünkü İslamsız terörü çözmek mümkün olsaydı, Allah Teâlâ Musa ve Harun’u uyarıcı ve ıslah edici bir peygamber olarak Firavuna göndermezdi. Terör ancak Kur’an-ı Kerim ve yüce ahkâmıyla çözülür.
 

TEVBE 

TEVBE; asıl ve hak olana geri dönmektir. Tevbe; kulun yöneldiği materyalist eğitimden, faizci düzenden, kumardan, içkiden, zinadan, zulüm vergilerinde, israftan, ABD ve İsrail ile stratejik ortaklıktan, AB’yi bir medeniyet projesi saymaktan ve işlediği helak edici bütün günahlardan pişmanlık duyması ve “din ve düzen” olarak İslam’ın Adil Düzenine, İslam Birliğine geri dönmesidir.  NUR 31: “Ey iman edenler, hepiniz Allah’a tevbe edin ki, korktuğunuzdan (terörden) emin olup umduğunuza (barışa ve saadete) kavuşasınız.” Bu ayet meali bize, bütün sıkıntılardan kurtulmanın yolu olarak tevbe etmeyi tek çare olarak emretmektedir. Yukarıda sayılan günahların doğal bir sonucu olarak terör canımızı acıtmaya devam ediyor. İstanbul’da son yaşanan olaydan sonra en yetkili yöneticilerimizden birisinin yaptığı şu açıklamayı bir kez daha okuyalım ve düşünelim: “2016 Türkiye için zor bir yıldı. Farklı terör örgütleriyle, darbeci terör örgütüyle, FETÖ ile DEAŞ ile DHKP-C ile PKK ile içeride dışarıda mücadeleyle geçmiş bir yılımızdı. Çok şükür terörle mücadelede oldukça başarılı sonuçlar almaya başladık. DEAŞ’ın PKK’nın beli kırılmaya başladı. Tam 2017’nin başladığı saatlerde böyle bir saldırı yaparak bu yıl da sizin başınıza bela olacağız mesajı vermeye çalışıyorlar. Biz de onlara açık bir şekilde diyoruz ki, 2017’de Allah’ın izniyle kökünüzü kurutacağız.” Terörün kökü nedir ki o kurutulacak? Terörün kökü, ABD, AB, İsrail ve faiz, materyalist eğitim gibi işlenen büyük günahlar değil midir? Yaklaşık 35 yıldan beridir, yöneticilerimizin her terör olayından sonra yaptığı böylesi açıklamalar, terörü sonlandırmaya yetmemiştir. “Allah’ın izniyle kökünüzü kurutacağız” demek toplumu rahatlatıyor ama terörü çözmüyor. Çünkü terörü doğuran sebepler ile mücadele edilmiyor, terörist ile mücadele ediliyor. Bu da bir sonuç vermiyor. Terörün beslendiği kökü kurutmak ancak Milli Görüş’ün yani Saadet Partisi’nin teklifleriyle mümkündür. AB ahlakıyla, materyalist eğitimle, faizci düzenle terör çözülemez.
 

MİLLİ GÖRÜŞ NEDİR?

Milli Görüş; insanın yaratıldığı gün başlayıp diriliş gününe kadar devam edecek olan Hak-Batıl mücadelesinde Hakkı temsil eden görüşün adıdır. Yeryüzünde iki zihniyet vardır. 1- Hakkı üstün tutan Milli Görüş, 2- Kaba kuvveti, çoğunluğu, çıkarı ve imtiyazı üstün tutan Siyonizm. Milli Görüş orta yoldur, radikalizm ve liberalizm yolu değildir. Temeli sevgi ve kardeşliktir. Gayesi bütün insanlığın saadetidir. Milli Görüş bizim inancımız, tarihimiz ve kimliğimizdir. Milli Görüş inanışına sahip olanlar, üç şeyi gerçekleştirmek istiyorlar. Bu üç şey: 1-Yaşanabilir Bir Türkiye, 2-Yeniden Büyük Türkiye 3- Yeni Bir Dünyayı kurmak. Siyonizm zulüm ve günah, Milli Görüş adalet ve sevap yoludur. Zulüm ve günah yolundan tevbe edip adalet ve sevap yoluna dönmeden terör yok olmaz. Selam hidayete tabi olanlara…
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

TÜM YAZILARI