Mustafa K. Topaloğlu

Mustafa K. Topaloğlu

05.02.2015 mustafatopaloglu@milligazete.com.tr @ RSS

Sesli Köşe Yazısı


İman ve Sevgi Nimeti

“İman ve Sevgi” Nimeti

 

Bu yazımda sizlere, Hindistan’da yaşanmış bir hikâye anlatacağım.

 

“İman ile sevginin” ne büyük bir güç olduğunu bu hikâyenin içinde görebilirsiniz.

 

Sevgi ile İman birleşince nasıl bir güç olduğunu yaşayarak öğrenen insanların sevgileri ve imanları başka oluyor.

 

Bu iki hazineyi kavrayabilen ve hayatına uygulayabilen bir insan, bütün sorunların üstesinden rahatlıkla gelebilir.

 

Önemli olan iman ile sevgiyi  “sözde değil özde” kavrayabilmek ve hayatına uygulayabilmek…

 

 

Hindistan bilginlerinden “Fethullah Evdehî”  huzuruna, bir gün sevdiklerinden biri gelir. Ancak neşesizdir adam. Bilgin onu böyle görünce sorar:

 

- “Hayrola dostum, neşesizsin!”

 

- “Evet, hocam, hiç neşem yok.”

 

- “Niçin, bir derdin mi var yoksa ”

 

- “Öyle sayılır hocam.”

 

- “Söyle bakalım, nedir derdin ”

 

- “Dünya sıkıntısı hocam, biri bitip öteki başlıyor işte…”

 

 Bilgin ona sevgiyle bakar ve:

 

- “Sıkıntın dünyalıksa, dert etme, gelir geçer” der. Ve anlatmaya başlar:

 

- “Çünkü Allah-ü Teâlâ bize öyle bir nimet vermiş ki, dünyanın bütün sıkıntıları toplanıp bize gelse, hiç kalır bu nimet yanında.”

 

“Adam merakla bu nimetin ne olduğunu sorar:

 

- “Hiç mi kalır Nasıl yani hocam ”

 

- “Hani insanın alnına bir sinek konar ya, elini kaldırdığında uçup gider.”

 

- “Evet hocam!”

 

- “İşte dünyanın bütün sıkıntıları, kavuştuğumuz nimet yanında aynen o sinek gibidir.”

 

Adam iyice meraklanır:

 

- “O hangi nimet ki hocam ”

 

- “İman” nimetidir,” buyurdu. “İslam âlimlerinin bildirdiği gibi inanmaktan daha kıymetli bir nimet yoktur ve olamaz,” der

 

Adamcağız sözü derinden düşünmeye başlar. Aradan epeyce zaman geçtikten sonra bu kişi tekrar bu zata gelir ve kafasına takılanı merak eder:

 

- “Hocam, ben bir şeyi daha merak ediyorum,” diye sorar.

 

- “Hayrola, nedir merak ettiğin ”

 

- “Acaba Allah beni seviyor mu Bunu da çok merak ediyorum.”

 

- “Peki, sen Allah-ı (cc) seviyor musun ” diye sorar bilgin.

 

- “Vallahi seviyorum hocam.”

 

- “Öyleyse merak etme.”

 

- “Neden ”

 

- “Sen Allah-ı (cc) seviyorsan, mutlaka Allah(cc) da seni seviyordur” cevabını verir.

 

Adam bu açıklamayı çok sever:

 

- “Sahi mi, seviyor mudur hocam ”

 

- “Elbette… Allah (cc) seni sevmese, sen O’nu sevemezsin ki…”

 

- “Öyle mi, buna çok sevindim hocam.”

 

- “Tabii ya… Sevgi yukardan gelir çünkü…”

 

Ve izah eder:

 

- “Baba evladını sevmezse, evlat onu sevemez, hoca talebesini sevmezse, talebe hocasını sevemez, bu, hep böyledir…”

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

TÜM YAZILARI