Prof. Dr. Cevat Akşit

Prof. Dr. Cevat Akşit

05.01.2017 cevataksit@milligazete.com.tr @ RSS

Sesli Köşe Yazısı


İslam temizlik üzere inşa edilmiştir

Peygamber Efendimiz bir hadisi şeriflerinde, “Gücünüz yettiği kadar temiz olun” buyuruyor. Müslümanın bedeni, elbisesi ve mekânı temiz olmalıdır. Bu cihetten Müslüman, koltukaltlarını temizlemeli, kokuları izale etmeli, tırnaklarını kesmelidir. Neden; Çünkü Allah-u Teâlâ İslam dinini temizlik üzere bina etmiştir. İslam temizlik dinidir… Temizliğin bir babı da misvaktır. Müslüman misvak kullanmalıdır. Misvak dişleri temizlemek için erak ağacından yapılır. Küçük parmak kalınlığında olur. Ucundan birkaç santim keseceksiniz ve ıslatacaksınız. O zaman lif lif olur. Sağ taraftan başlayarak dişleri temizlersiniz. Misvak ile namaz misvaksiz namazdan çok daha efdaldir. Misvak, Peygamber Efendimizin en çok ehemmiyet verdiği sünnetlerdendir. Peygamber Efendimiz vefat ederken elinden en son misvak düşmüştür. Son anına kadar Resulûllah misvakı bırakmamıştır. Ayrıca misvak ölümden başka her türlü derde devadır diye de hadis vardır. Bu hadise bir misal vereyim; Hz. Ömer zamanında sınırdaki bir çarpışma oluyor. Komutan ve askerler çok zeki ve ahlaklı mücahitler olmalarına rağmen günlerce sonuca ulaşamamışlar, düşmanı yenememişler. Bu çetin mücadelenin ardından komutan Medine’ye elçi göndermiş. Ey halife hazretleri geri dönelim mi yoksa çarpışa çarpışa tükenelim mi?” diyerek. Bu sorunun üzerine Halife Ömer’den, “Demek ki Peygamber Efendimizin sünnetlerinden birisini yapmıyorsunuz. Onun için başaramıyorsunuz” cevabı alınmış. Bunun üzerine komutan, askerlerini toplayarak bir sünnetin eksik olduğunu söylemiş. Ardından askerlerden birisi bir haftadır misvak kullanmadıklarını söylemiş. Bunun üzerine misvak kullanmaya başlayan İslam ordusuna karşı kâfir askerler kaçmaya başlamışlar. Bu bilimsel bir kaynaktır. İslam tarihinde geçen vakadır. Bu yüzden fırça kullansak da misvakı bırakmamak lazımdır. Zaten diş macunlarında kanserojen maddelerin olduğunu söyleyen uzmanlar da var.
 

MÜSLÜMAN HASSAS OLMALIDIR

Müslüman temizliğine dikkat etmelidir. Tenasül organının çevresindeki kılların kazınması gerekir. Tabi her hafta veya her gün değil zamanı geldiğinde, belli aralıklarla kazınmalıdır. Onun dışında kötü kokuları da izale edin, kaybedin buyruluyor. Öte yandan değişik hadislerde de sarımsak, soğan gibi şeyleri yedikten sonra camiye ve Müslümanların toplandığı yere girmeyin buyuruluyor. Ayrıca sigara da Peygamber Efendimizin yasak ettiği şeylerdendir, o da kötü kokulardandır. Aynı şekilde elbisesi pis kokuyor, adamın ayağı çok kötü kokuyor. Bu adam camiye gelmesin. Fakat bunu da farklı yere çekmesinler. Bu hüküm, böyle adamlar camiye uğramasın diye değil, temizlensinler ve cemaati rahatsız etmesin diye verilmiştir. Cami ve cemaat temiz olmalı ki huzurlu bir namaz kılsın Müslümanlar... Neticede omuz omuza duruluyor. Müslüman hassas olmalıdır.    
 

NECASETİN ÖLÇÜSÜ NE KADARDIR?    

Peygamberimiz “hem bedeninizi hem elbisenizi temiz tutun” diyor. Elbise de hem necaseti galize var, hem necaseti hafife var. Necaseti galize kan, idrar gibi şeyler. Bunlar bir dirhem oluncaya kadar affediliyor. Fakat bu hüküm illa bir dirhem oluncaya kadar yıkamayın demek değildir. İnsanız neticede, çalışırken bir kaza olabilir. Hele de köy yerindeysek, bir pislik sıçrayabilir. Bu hüküm böyle durumlar içindir. Bir dirheme kadar ağır lekeler namazı bozmaz. Bir dirhem 3,2 gram eder. Bu İslam’ın ölçüsüdür. Peki, İmam-ı Azam buna nereden hükmetmiş? Biz 1969’da hacca gittiğimizde Suud’un yolları falan yoktu. Arafat’ta çeşmeler yoktu, bir tane tuvalet vardı. Şimdi ise her taraf nizami... Oraya dünyanın dört bir yanından adam geliyor. Herkesin âdeti, meşrebi farklı… Adam tuvaletini yapıyordu ama su yok.  Ne kadar temizlese de pislik kalıyor. İşte İmam-ı Azam’ın hükmü orada mana buldu. Bu hüküm o hacıları bu şekilde kurtarıyor. Peki, 1 dirhemi nasıl ölçeceğiz? Eğer pislik, necaset bir elimizin ayasını, parmaklar hariç avuç içini geçiyorsa namaza manidir. Ölçümüz budur.
 

TAKVA BAŞKADIR, FETVA BAŞKA

İmam-ı Azam Hazretleri bir gün talebelerine ders veriyor. Derste necaset bahsinde uzaktan gelebilecek bir pislik sıçramasının namaza mani olmamasını anlatıyor. Ardından ders bitiyor. İmam, talebeleri ile sokakta yürürken bir at arabasından (yaklaşık 6 metre olduğu yazılıdır mesafenin) pis su sıçrıyor. İmam- Azam Hazretleri ise bunun üzerine, cübbesini hanımına göndererek suyunu iyi çekecek, kiri çıkaracak şekilde 7 defa yıkamasını söylüyor. Bunu gören talebeler ise itiraz ederek, “Hocam az önce uzaktan su sıçramasının sorun olmadığını söylediniz ama şimdi böyle yapıyorsunuz” dediklerinde İmam-ı Azam Ebu Hanife, “Size anlattığım fetvadır, bu ise takva…” buyuruyor. Bu fetva birçok insanı sıkıntıdan kurtarıyor. Mesela adamın evi Denizli’de, İstanbul’a ticarete gelmiş. Adamın üstüne bir arabadan pis su sıçramış. Adam şimdi ne yapsın, üstünü nerede yıkatsın? İşte bu hüküm müşkül durumdaki insanı kurtarıyor.
 

Yanlış bilinen necasetler

Çocuğun idrarı da, dışkısı da pis kabul edilmiştir. Şimdi “Ama hocam altı üstü çocuk. Zaten sadece süt içiyor. Bunun idrarı, dışkısı pis olur mu?” diyorlar. Evet, çocuğun idrarı da dışkısı da İslam fıkhına göre pistir. Bunun dışında kusmuk da pistir. Burada kusmuktan kasıt hafif ekşi su değil, mideden gelen şey demektir. Böyle durumlarda abdesti yenilemek ve elbiseyi temizlemek gerekiyor. Gusül abdesti ve namaz abdesti ise manevi temizliktir. Bunlara hades denir. Bunlar olmadan da namaz olmaz. İlahi emirde zikredildiği gibi elimizden geldiğince temiz olmalıyız. Allah bizleri temiz yaşayanlardan ve ahirete temizlenmiş olarak gidenlerden eylesin. Amin…
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

TÜM YAZILARI