Nedim Odabaş

Nedim Odabaş

22.12.2016 nedimodabas@milligazete.com.tr @ RSS

Sesli Köşe Yazısı


Terörün kodları

Bu kaçıncı vahşet?  Bu kaçıncı terör saldırısı? Bu kaçıncı yürek yangını? Bu kaçıncı gözyaşı iklimi? Terörün kodlarını nasıl çözeceğiz? Terörün bir daha yüreklerimizi yakmayacak şekilde bastırılmasını, belinin kırılmasını nasıl sağlayacağız? Türkiye, gerçekten bir acı ve sancı koridorundan geçiyor. Ardı ardına yapılan canlı bomba eylemleriyle onlarca canımızı toprağa vermek zorunda kaldık. 
 
Terörizm bir maşadır… Terörizmin bitirilmesi için öncelikle arkasındaki eli bilmek, tanımak ve köşeye sıkıştırmak gerekir. Bugün Ortadoğu coğrafyasında bir terörizm bataklığı oluşturmak isteyenlerin, gerçek yüzünü tanımak gerekir. 
 
DEAŞ’ı kim üretti? Hangi bataklıkta üretti? Kim besledi, kim palazlandırdı, kim semirtti? Bugün dünyanın hangi köşesine giderseniz gidin, bir karışıklık, bir kaos ve terör bataklığı görürseniz, bütün bunların arkasında tek güç olduğunu göreceksiniz: Siyonizm’in kuklası ABD. ABD, Irak’a niçin girmişti? Saddam’ı tasfiye etmek ve oraya demokrasi götürmek için mi? Yoksa Irak’ın petrolünü uluslararası kartellere peşkeş çekmek için mi? Bugün Irak topraklarında DAEŞ varsa, bugün Suriye içinde DAEŞ fink atıyorsa, bunun tek sebebi, demokrasi götürüyoruz yalanlarıyla gözümüzün içine baka baka, bu terör örgütünün ortaya çıkmasına ve palazlanmasına yol açan Amerika’dan başkası değildir. 
 
Bugün Halep’te yüzyılın katliamlarından birisi yaşanıyorsa, bunun arkasında da sadece Esed ve avenesi değil, ona destek olan, onun gözünü kırpmadan insanların üzerine varil ve misket bombalarıyla saldırmasına fırsat tanıyan, imkân veren Amerika’dan başkası değildir. 
 
Beşiktaş’taki ve Kayseri’deki saldırıları doğru okumak, doğru analiz etmek ve stratejik olarak iyi yorumlamak zorundayız. 
İçişleri Bakanı diyor ki, “Dağda mücadelesini kaybeden PKK, varlığını şehirlerde ispat etmeye çalışıyor.”
 
PKK terörü, bizim yumuşak karnımızdır… Türkiye’nin büyümesini, hedeflerine ulaşmasını arzu etmeyen gerek batılı güçler, gerekse Amerika, özellikle PKK’nın varlığını daha büyük şekilde sürdürmesi için ellerinden geleni artlarına koymazlar. 
 
PKK’nın elinden çıkan silahları, mühimmatları kim tedarik ediyor? Canlı bomba eylemlerinde kullanılan patlayıcılar nereden geliyor? 
Terörü önlemek için özellikle bu kirli alışverişin arkasında dönen dolapları analiz etmemiz, Türkiye’nin Güneydoğu’sunu ateş çemberine çevirmek için var güçleriyle çabalayanların suratındaki maskeyi indirmemiz gerekmiyor mu?
 
Terörün kodlarını okurken, sadece PKK’nın varlığını kimin arzuladığını, kimin bu kalleş ve vahşilere kucak açtığını görmemiz, bilmemiz ve analiz etmemiz lazım. 
Sadece konuşmak değil.
 
Biz bundan çok daha fazlasının yapılmasını bekliyoruz. Gerek Avrupalı ülkelere, gerekse stratejik müttefik diye koynumuza soktuğumuz yılan Amerika’ya gerekli dersin nasıl verileceği noktasında daha çok kafa yorulması gerektiğini düşünüyoruz. 
 
Biliyoruz, elbette terörün bu yüzüyle mücadele etmek çok zor. 
“Terörün belini kırdık, mahvettik, şu kadar teröristi öldürdük” beyanatlarıyla, işin yürümediğini görüyoruz. 
Terörün belini kırmak için işin arkasında olanları diplomatik olarak hizaya getirme noktasında çok daha aktif bir dış politika sarmalına ihtiyacımız var.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

TÜM YAZILARI