Mahmut Toptaş

Mahmut Toptaş

19.05.2017 mahmuttoptas@milligazete.com.tr @ RSS

Sesli Köşe Yazısı


Ücretsiz faaliyet/eylem yoktur

Gönüllü kuruluşlarda çalışanlar bile bir şekilde ücretlerini almaktadırlar.
Doktorunun tavsiyesine uyarak sosyal aktivitelere katılan, aslında ücretini sosyalleşerek alıyor. İmrendiği topluluğa katılmak için gönüllülük ayağına yatanlar da ücretlerini almış sayılırlar.
Çevre edinmek için gelenler, yan yana gelmiş odunlar gibi olurlar ama tek başına kalırlar. Stresini atmak için katılanlar da hap parası kadar ücret almış sayılırlar.
Ücretsiz iş yoktur. Herkes, hangi din, hangi ırk, hangi milletten olursa olsun, yaptığı işten mutlaka bir beklentisi vardır.
 
İnsanların en seçkini peygamberlerdir.
Onlar da halkın karşısına geçip tebliğ görevlerini yaparlarken bir şeyi açıklamaya çok dikkat etmişler: “Bunun için sizden hiç bir ücret (makam, rütbe, para, mal) istemem” demişler ve hemen ücretsiz iş olmayacağını bildiklerinden devam etmişler: “Benim ücretim âlemlerin Rabbine aittir.» (Şuara Suresi, ayet: 26/109).
 
Paralı veya parasız, yaptığınız her meşru işi gönüllü ve Allah rızası için yapınız.
Samimi, gönüllü yaptığınız işi Allah rızasını kazanmak için yaparsanız, gönlünüz rahat olur. Teniniz dinç olur. Stres, yakınınıza uğrayamaz. Sosyalleşirsiniz ve de sevaba girer, cennete doğru yol alanlardan olursunuz. Yok Allah için yapmaz da birilerine yaranmak için yaparsanız ömür boyu yaranacak adam sayısı bitmez.
 
Yüzlerce adamın kibrini kabartmakla ömür tüketmek yerine bütün insanları yaratan Rabbin rızası için iş yaparsa, bütün gönülleri evirip çeviren Rabbimiz severse sevdirir.
İşimizi severek yapalım.
Dört-beş yaşındaki çocuğunuz, severek oynadığı bir oyunda beş kilometrelik yol alır ama yorulmaz. Onu siz istemediği bir yere yaya olarak götürmek isterseniz yüz metre gitmeden yorulmaya başlar.
Ücretle yaptığınız işi de, ücretsiz, gönüllülük esasına göre yaptığınız işi de içten gelen isteğinizle yaparsanız yorulmazsınız. Ücretli-ücretsiz, yaptığınız her meşru işi Allah rızası için yapınız.
İşçi veya memursunuz, halka hizmetin Hakk’a hizmet olduğunu bilerek yapar ve o görevi savsaklamadan, geleni güldürerek yaparsanız hem ücretinizi alırsınız hem sevabınızı alırsınız. “Bu gün git yarın gel” diyenler de ücretlerini alırlar ama bu yaptıklarının cezasını bir gün çekerler.
 
İmam, doktor, mühendis, vali, bakan, başkan herkes görevini Hak için hakkıyla severek yapmalı.
Dünyevi faydaları arkasından gelir.
Mesela, belediyeler, 65 yaşın üzerinde olanlara şehir içi belediye taşıma araçlarını bedava yapmaya karar vermiş.
Çok iyi bir iş yapmış.
 
Ama bir yetkili bana dedi ki, “Aslında devlet bu işten kârlı. Ücretli diye dışarı çıkmayan, hareketsiz kalanların sağlığa harcadığı para, bilet parasından fazla. Bilet, parasız olunca her yere gitmeye çalışanların sayısı çok fazla ve bunlar hareket halinde oldukları için sağlık harcamaları azalıyor ve devlet daha kârlı oluyor.”
 
Şimdi idare bu parasız hizmeti Allah rızası için yaparsa hem sağlık harcamalarından tasarruf yapmış olacak, hem de sevap kazanacaktı.
Yok, yalnız tasarruf için yaptıysa, tasarruf sağlanmış olacak ama sevap kazanılmayacak. Onun için her işe Allah’ın adıyla, Bismillahirrahmanirrahim diyerek başlayalım ve yalnız Allah’ın rızasını gözeterek yapalım da dünyevi faydaları arkadan gelsin.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

TÜM YAZILARI