Türkiye'nin kanını donduran, günlerdir adliye koridorlarında gözyaşı ve öfkenin birbirine karıştığı davada yine tansiyon yüksekti. Yoğun bakım ünitelerinde can veren masum bebeklerin aileleri adalet ararken, sanık kürsüsünden gelen savunmalar duruşma salonundaki havayı bir kat daha ağırlaştırdı.
Sanıklardan peş peşe tahliye talebi
Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesince, adliyenin konferans salonunda görülen kritik celsede müşteki Mehmet Hanifi Kaya'nın beyanı ile bazı tutuklu sanıkların savunmaları dinlendi. Müşteki Kaya mahkeme huzurunda önceki beyanlarını harfiyen tekrar ettiğini bildirdi.
Savunmalar için cezaevinden SEGBİS bağlantısı kuruldu; peş peşe söz alan sanıkların tahliye talepleri peş peşe kayıtlara geçti.
Tutuklu sanık Ali Dirik, aylardır cezaevinde bulunduğunu dile getirerek, sanık Fırat Sarı'ya işletmeyi devretmediğini ve zaten böyle bir yetkisinin olmadığını savundu. Kendisinin yalnızca maaşlı bir çalışan olduğunu öne süren Dirik, mahkemeden tahliyesini istedi.
SEGBİS ekranından savunma yapan diğer tutuklu sanık Çağla Durmuş da üzerindeki suçlamaları kesin bir dille reddederek tahliye talebinde bulundu. Sanık Dursun Eryılmaz ise hakkındaki iddiaları kabul etmediğini belirterek serbest bırakılmasını talep etti.
Savcılık "tutukluluk sürsün" dedi
Duruşmada mütalaası sorulan cumhuriyet savcısı, dosyadaki eksik hususların giderilmesini ve tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.
Taleplerin ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık savunmalarının alınmasına devam edilmesi gerekçesiyle duruşmanın yarına ertelenmesine hükmetti.





